29 Eylül 2014 Pazartesi

Doğru zaman, doğru insan


Şu anda Bahar ile oturmuş iş yaparken birilerinin e-mailini bulmaya çalışırken karşıma çıktı bu mail. Neredeyse tam 1,5 sene önce yazılmış. Benden Ümit'e gitmiş. Modacı Ümit Ünal 'a. Modacı kimliğinden öte benim için bilge aklı ve yüreği ile ağzından bal akıtan sohbetleri ile hayatıma başka anlamlar katmış ve öyle iz bırakmışlar ki bende O'na bunları yazmak, hissettirtmek ve paylaşmak isteği uyandırmış. Uzun zaman oldu görüşmeyeli kendisi ile. Zamanı var belki de. Tekrar yollarımızın kesişmesine.

Hep dediğim gibi tesadüf mesadüf. Doğru zamanda doğru insan çıkmalı insanın karşısına. Ümit gibi. Nice değer verdiğiniz kişiler gibi.


''Ya Ümit ben tesadüflere çok inanırım. Benim için tesadüflerin hep çok anlamı olmuştur. Öyle böyle değil. Bir gün anlatırım.

Sen de bence benim hayatıma tesadüfen girmiş birisi olamazsın. Her konuşmanda, yüreğini her açtığında başka bir çekim alanı yaratıyorsun inan.

Bu yeryüzünde; çok az kalmış, ender yürekli - gerçek anlamda yürekli - güzel insanlardan birisin. Lütfen önce sen kendi kıymetini çok iyi bil.

Ben şahsen her geçen gün, seni daha iyi tanıdıkça inanıyorum ve tüm kalbimle biliyorum ki daha fazla  yüreklere dokunmalısın. Ama kendini yormadan. Azar azar arada çoşarak. Ben herbirimizin bir misyon ile bu dünyada varolduğunu düşünüyorum.

Senin misyonunda bence ; kimi zaman yüreklere ÜMİT IŞIĞI saçmak; bazen kişileri sarsarak kendilerine ayna tutmalarını sağlamak, samimi olmayan yüzlere, kalplere samimiyetin ne olduğunu ŞAK diye  vurmak, kimi zaman fani zevklerin, arzu ve ihtirasların peşinde koşanlara çelme takarak kendine gelmelerini sağlamak ve daha sayamadığım ve çok az insanda var olduğuna inandığım   yeti, sezi, zeka, pırıltı, kalp, yürek, cüret ve cesaretin birleşiminden daha büyük bir şeye sahipsin.

Çok şanslısın. Ben de seninle tanıştığım ve bunları yüceltebildiğim için çok şanslıyım..!!



17 Eylül 2014 Çarşamba

Canım kızıma mektup-11. Yaş

Canım kızım Ela'm,

Aslında sana hergün kafamda mektuplar yazsam da yaş dönemlerinde bunu kayıt altına almak çok daha anlamlı oluyor sanırım. Nedendir bilinmez ama  yaz bitip de yeni yaş dönemine girdiğin şu günlerde sana dair herşey çok daha belirgin oluyor. Belki de yeni bir mevsimin geçişinde yeni bir sen oluyorsun. Halbuki neredeyse 10 sene önce sen bak nasıldın:))


11. yaşına bastığın bugün ; sana dair neler hissettiğimi , sana dair gözlemlerimi aktarmak istedim. Her yaşgününde yapmak istediğim gibi.

Öncelikle son 6 ayda inanılmaz bir şekilde uzadın. Bazen ergenliğe dair beni kuşkulandırsan da fiziğinin ötesindeki halen çocuk olan aklın beni biraz daha zamanımız olduğuna dair ümitlendirmekte. Boyuna ve posuna bakarak söylemem gerekir ki  aslında fiziki olarak bana benzemiyorsun. Uzun bacakların rahmetli annemden, geniş omuzların ise hem benim annemden hem de babandan sana miraslar. Bana çekmediği için çok şanslı özelliklerin var; Güzel saçların, göğe uzanan kirpiklerin ve kaşların... Gelişmiş damak tadın ve iştahın ise ortaya karışık ama maalesef bunu kontrol etmek  senin her zaman gelişmeye açık yönün olacak gibi canım annecim.

Genç kızlığa adım adım yaklaştığın bu zaman diliminde her geçen gün kendini biraz daha tamamlayarak daha bir ''sen'' oluyorsun. Kimliğini üzerine daha çok yakıştırmasını öğreniyorsun. Hep doğru davranmıyorsun ama yanlışlardan ders alıyorsun. Çaba gösteriyorsun. Doğru davranmanı değil öğrenerek gelişmeni her zaman çok takdir ediyorum, sen de bunu çok iyi biliyorsun.

Benim için çocuk olmak önce '' koşulsuz şartsız önce bencil olmaktır ''. Önce kendini inşa etmelisin sağlam temeller üzerine ki hayata karşı sağlam durabilesin. Sanırım bu süreçte kendini daha iyi hissettiğin bir döneme girdin zira daha az bencil davranıyor,  etrafına karşı duyarlı olabiliyorsun.

Başkalarının duygularını keşfetmeye ve anlamaya daha açıksın. Hatta kimi zaman isteklerinden ödün  bile verebiliyorsun. Senin için ''sen'' kadar artık önemli olan başkalarını da açık ara keşfettin. Arkadaşlarını. Senin tabirinle  ne koşulda olursan ol ''satılmayacak olan arkadaşlarını ''

Arkadaşlıklarında önce her türlü adımı ilk karşıdan beklesende bir kere emin oldun mu onların yüreğinden ve sevgisinden; sen de açıyorsun kendi imkanlarını ve sunuyorsun koşulsuz şartsız elindekilerini. Başak burcu böyleymiş ne yapalım annem...



Anne kız olarak aynı değerlere sahip olmak kadar beni mutlu edecek başka bir şey olamaz bu dünyada...Benim için de arkadaşlarım her daim çok özel oldular, ben de gerçek dostlarımı hiç satmadım hayatta. Hiç hayal kırıklığına da uğratmadım onları. Sen de eminim öyle bir dost olacaksın.


Hayattaki en kıymetli dostum,

Bu yaş döneminde iyice belirginleşen başka bir özelliğin ise hayata karşı hevesli ve tutkulu olman. Okuldaki öğretmenlerin de, tenisteki antrenörün de , anne ve baban olarak bizler de aynı kanıdayız. Başarı, para pul vs değil ama heves ve tutkularının insanları geliştirdiği, ilerlettiği, dönüştürdüğünün bu yaşımda deneyimleyen ben bu konuda da gurur duyuyorum seninle.

Zira dünyanın en zekisi de olsan, dünyanın en iyi okullarında da okusan;  hevesin olmazsa yeni şeylere, yeni yerlere, yeni keşiflere nafile. Güç bulamazsan kendinde, inanmazsan yüreğine ne uzar ne kısalırsın annem bu dünyada. Gerçi okyanusları geçip derede boğulduğun zamanlar çok olsada genellikle senin okyanusları geçmeye hevesli halini gördükçe içim biraz daha rahatlıyor.

Derede boğulmamak ise bence senin bu hayattaki en büyük sınavın...Bu konuda sen, kendin, hevesin, azmin ve yaş aldıkça artacak farkındalığın başbaşasınız bu zorlu sınavda. Sana senden başka kimsenin yardımcı olamayacağı bir alan burası. Kendine küçük ve de  önemsiz dertler bulup büyüttüğün, abarttığın bir yer burası. Bil ki yanı başındayım her zaman ama bu derdini çözebilecek olan kendinsin yine annecim...

Hedeflerin var her daim. Hedeflerini arkadaşlarına bakarak oluşturuyorsun. Tıpkı 11 yaşındaki ben gibi. Aşağıdaki resimde ortada oturan 11 yaşındaki ben. Resimdeki toplam 6 kişinin 5'i olarak daha geçen aylarda 40. yaşımızı kutlamaya gittik bildiğin üzere. Ve yine bu 5 kişiden hayatım boyunca çok şey öğrendim. Kimisi eğitim hayatıma kimisi de kişisel gelişimime dolaylı katkıda bulundular. Her zaman çok yakındık ama bir o kadar da rekabet halindeydik. Onlar sayesinde çok iyi ortaokul, lise ve üniversite hayatlarım oldu. Ben de eminim onlara çok farklı şekilde ilham vermişimdir...Umarım seninde hep kıymetli ve örnek alabileceğin özelliklere sahip arkadaşların olur hayatta. Bazen sen bazen de onlar sana ilham vererek ilerletirsiniz birbirinizi bir ömür boyunca.

Gelelim aile hayatına. Çekirdek ailene özellikle de babana ve kardeşine çok düşkünsün. Benim adım senin nezdinde ''baş öğretmen''. Bu rolümden yakınsan da biliyorum ki aslında sende benimle gurur duyuyorsun, zorlayıcılığımı sevmesen de, sana ışık tutarak yolunu aydınlatmamdan memnunsun. Zira tek söylediğin şey su son 2 senedir '' işime karışma anne ''. Sınırların doğru çizilmesi çok önemli zira sen her daim sınırları zorlamayı seven asi ruhlu bir savaşçısın. Bu yüzden sık sık çatışsak da biliyorum ve hatta eminim ki armut eninde sonunda dibine düşecek. Sadece biraz zaman geçmesi gerekecek. Senin deyiminle ''atarlanacağım'' günler var önümüzde annecim. Az sabret.


Çekirdek ailen dışında Orhan deden senin herşeyin. Çok kıymetlin. Koşulsuz sevgiyi gürül gürül akıtanın. Seni gerçek anlamda şımartanın. Her şeyi sana ilk olarak almak isteyenin. Aslında daha ilk günden O haklıydı...Sadece kabullenmem zaman aldı. Sen hık demiş de dedenin ve kendi ailesinin  burnundan düşmüştün. Duruşunuzdan, beceri yelpazesine, hevesli oluşunuzdan, kibrinize her yönüyle benziyorsunuz. Bana ise 11 senenin sonunda bundan gurur duymak kalmakta. Bilirsin ben de dedeni ayrı bir severim. Umarım senin de  en az O'nun kadar severek ve tutku ile yapacağın bir mesleğin olur annecim. 

Sana bu hayatta verebileceğim en kıymetli ve özel hediye ise;yanındaki yakışıklı kardeşin. 
Senin misyonun dünya ise O'nun misyonu da ''sen '' sin. Sana koşulsuz sevgi veren, yetmez durup durup seni öpen, seni örnek alan bir o kadar da seninle rekabet halinde olan bu küçük adam eminim ki ileride senin için çok dünyalar yaratacaktır. Kıymetini bilmeni dilerim annecim.
Fark ettim ki aslında senin için şimdiden  özel adamlar olmuş kendi küçük dünyanda...O adamlar sana koşulsuz sevgi sunarken ben de her daim sırtını yaslanabileceğin, kökleri çok sağlam olan bir ağacım adeta...


Nice mutlu senelere canım kızım... Hayatta her şeyin gönlünce olmasını dilerim. 
Seni çok seviyorum.
Baş öğretmen annen...

4 Eylül 2014 Perşembe

Suret


Son 6 ay içerisinde birbirinden çok farklı ve çok özel 3 seyahat yaptım. Biri çocuk çoluk ailemle, biri kocam ve dostlarımla bir tanesi de 35 senelik hayat arkadaşlarımla idi. 
Marakeş, Amsterdam ve İtalya...

İzleri silinmeyecek, duyguları hiç kaybolmayacak cinsindendi hepsi. Tüm seyahetlerimde beni en çok etkileyen ışık, doğa, gökyüzü ve sonucunda ortaya çıkan renkler oldu. 
Kimi soluk, kimi çok renkli, kimi tezat, kimi çok ahenkli kimi loş renklerdi. Bazen göz açtırmadı bazen de öyle sarardı ki etraf şaştım kaldım. Bildim ki hepsi beni yansıttılar. 

 Denizde ki hareket ise ruhumun yansıması oldu. 
Kimi zaman durgun, kimi zaman taşkın kimi zaman ise  
 başka güzellikleri yansıtmak için ayna olabilen.

Bulutlar ise çoğunlukla görselliğin anlamını vurgulamak için oradaydılar. Sanki günlük hayatımda taktığım akseuarlarım gibiydi. Bazen iddialı bazen de varlığıyla yokluğu bir olan. Ruh haline göre değişen cinsten. Hani bazen daha karamsar bazen daha iyimser.


Bu fotoğrafların hepsi benim. Görünmüyorum ama oradayım. Her bir fotoğraf anındaki duygularımı tasvir edecek kadar güncel farkındalığım ve duygularım.

Bu seneye dair kayıt altına alınsınlar istedim. 5duyum'daki suretlerim olmalarını istedim. 

Son 3 kare de ise ailem. 

Ben yokum ama aslında izleyenim.

Gözlemleyenim.

Durup arkalarından hem kollayan hem  düşünen hem de şükredenim.

Ve tüm bunlar sonrasında aslında her fotoğrafta kendimi görebiliyorsam eğer ben; anladım ki taa derinden
insanın her zaman kendisini keşfetmek için kendi suretini görmesine gerek yok aslında. 


*** Bu arada suret 'in islam felsefesinde, varlığın görünen yanına, beş duyu ile algılanan yönüne verilen ad olduğunu öğrendim.Bu da tam da buraya, 5 duyum'a cuk oturdu.