1 Ekim 2013 Salı

Batı yakası hikayesi-3-

Hepimiz yaş alıyoruz malum. Kimimiz farkında olarak, kimimiz hayıflanarak, kimimiz de üzülerek karşılıyoruz bu yaş alma hallerini.

Kendimi bir an röportaj veriyor hissettim. Bundan 10 veya 15 sene sonra. Hani çok ünlü olmuşum..Hani  yaşımı hiç göstermiyorum.Canım hayal işte..Bırakınız yapsınlar, bırakınız hayal kursunlar misali.

Soruyorlar bana;
- Nasıl bu kadar yaşsız olabiliyorsunuz diye ?
Cevaplıyorum hemen;
-Yaşsızlığımı uykuma ve sporuma borçluyum


Bu kadar önemli bir yer tutmakta her ikisi de hayatımda.. Hep böyle idiler belki ama artan farkındalıkla özellikle spor konusunda çok daha bilinçli bir spor alışkanlığı girdi hayatıma. Öyle ki gittiğim seyahatlerde bile spor yapmaya çalışıyorum. Uyku konusu ise başka bir yazımın konusu olsun. Sadece bana münhasır olmayan tüm ailemizin ilacı olan.

Bu yaz dedim ya aldık pılımızı pırtımızı uzandık büyük fırsatlar ülkesinin batısına...Çocuklar yaz okuluna biz de karı koca takılmaya...Biraz gezme dolaşmaca, biraz alışveriş, bolca spora. Aklımda Londra 'da iken bir kere deneyimlediğim barre corre dersi. En basit haliyle  bale disiplinin pilates ile birleşmesi sonucunda küçük kasları çalıştırtan bir ders. Sürekli esneme de cabası.

Hemen Internette araştırmaya başladım ve en çok vakit geçirdiğimiz bölge olan Santa Monica 'da bir studioda karar kıldım.

http://www.popphysique.com/home.html

Dersin kendisinin neye benzediğini de merak edersiniz ekte. Maalesef henüz İstanbul 'da olup olmadığını bilmiyorum. Sadece bu konuda öncü olduğunu iddia eden üye olduğum spor salonunda böyle bir ders yok.

http://www.youtube.com/watch?v=37xUSawPZ5s

2 hafta içerisinde haftada 3 kez gittiğim bu dersin bana bölgesel olarak faydası inanılmaz oldu.Şaka değil bacaklarımın üst kısmı eridi gitti, hatta basen masen kalmadı. Tabii yürüyüş de cabası. Ama maalesef  hemen dönüşte  yurdumun batı yakasının güzel mezeleri ve rakısı eklenince bizim geliştirdiğimiz bölgeler de meze oldu:))

Surf murf tamam da hiçbirisinin barre core gibi bir etkisi yok. Hayıflanırken bir gün, kaderim  en yakın arkadaşımının Alaçatı'da yeni açılmış bir otele gelen güzel mi güzel yoga hocası ile tanışması ile  aniden değişti. Bana da o kadar ısrar etti ki. Yoga yapmam için değil. Hocanın güzelliğini görmem için.

O güne kadar '' hayatta yoga yapmam, ne öyle sürekli aynı hareketleri statik bir şekilde yapıp duruyorsun, rekabet yok, heyecan yok '' diye atıp tutan ben sadece hocanın güzelliğini görmek için 1 derse gitmem ile kaderim değişti. Hatta değişmek ne kelime müridi oldum. O katıldığımız tek dersin sonucu olarak 5 arkadaş İstanbul 'da özel ders almaya başladık haftada 2 kez.

Sonrasında fark ettim ki yoganın kendisinin değil hocanın müridi oldum ben. Kendisi İstanbul 'da yaşayan bir yabancı. Amerikalı. Aslında sadece bize yabancı imiş. Meğersem yoga camiasınca oldukça biliniyormuş. En iyi bilindiği yönü ise eli maşalı olması imiş. Saolsun bize de aynı şekilde davranmaktan çekinmiyor. Ama bu duygu entresan bir şekilde beni kamçılıyor. Bir iki sebebi var kanımca;

-Hepimizi çok iyi bir şekilde gözlemliyor. Yanlışlarımızı hemen oracıkta düzeltiyor. Kabul bazen çok kişisel olabiliyor. Sınıfta azarlanmış çocuk gibi hissediyoruz bazen. Ama bu duygu  hem yaptığı işi çok önemsediğini hem de bizi önemsediğini hissettiriyor. Belki de klasik eğitim sistemizin bende ki etkisi. Hem bilgisi ile hem de sert duruşu ile saygı uyandırmaya çalışmak istenmeleri gibi. İtaatkar, kanaatkar olmamızı istemeleri gibi. Belli ki Yoga 'da bir disiplin işi. Kimbilir. Kıyaslayacak bilgeliğim olmadığı kesin bilgi.

-İlk defa bir sporu temelden iyi bir şekilde öğrenebileceğim kadar O'na ve bilgisine güvenebileceğimi hissettiriyor. Bu kadar spor yaptım ama maalesef hepsini el yordamıyla öğrenmek durumunda kaldım. Kısmı imkansızlık kısmi 'ne olacak ben de yaparım 'dürtüsü ile. Sonuç; Temelleri sağlam olmayan ama üstüne katlar çıkılan yapılar gibi. Çarpık çurpuk.Ama yapıyormusun yapıyorum dediğin. Uzaktan wow dedirten yakınlaştıkça arazların, pürüzlerin görülebildiği.Ama ilk defa bu defa Yoga 'ya karşı başka türlü hisler besliyorum.Nitekim hislerin de dikkate alındığı ender sporlardan.

Zamanla öğrendikçe, içine girdikçe, daha fazla parçası oldukça daha çok atıp tutacağım bir konu olmaya devam edecek belli ki bu konu.

Gelelim hocamızı tanıma konusuna.

http://mindbodyfestival.com/alexis-kiresepi/

Gelelim benim meraklarıma.

Acaba 10-15 sene sonra röportaj verecek kadar ünlü olacakmıyım?

Peki ya yaşsızlık halim?

Canım hayal işte...

Bırakınız yapsınlar, bırakınız hayal kursunlar misali.




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Hoş geldim!

Yeni yılın ertesi, annemin başka diyarlara intikal edişinin tam göbeği, oğlumun yeni yaşının hemen öncesi bir zamanlardan merhaba! Uzun bir ...